Pzt–Cmt · 09:30–18:00Bu hafta kapalıyız (14–19 Temmuz) · 20 Temmuz Pazartesi yeniden açığızİslambey 55B · Eyüp Sultan
Geleneksel Eyüp Oyuncakçısı
Günlük / Zanaat12 Temmuz 2026 · 5 dk

Haliç'in Kırmızı Çamurundan Düdüklü Testiye

Eyüp oyuncakçılığı denince akla önce ahşap gelir; ama geleneğin bir kolu doğrudan Haliç'in kıyısındaki kırmızı çamura, oradan da işlenip fırınlanan toprak testilere ve düdüklü fırıldaklara dayanıyor.

Haliç'in Kırmızı Çamurundan Düdüklü Testiye

Eyüp oyuncakçılığı denince akla önce ahşap arabalar ve boyalı bebekler gelir; ama geleneğin bir kolu toprağa, hatta doğrudan Haliç’in kıyısındaki çamura dayanıyor. Eyüp Sultan Türbesi’ne giden İskele Caddesi üzerindeki Oyuncakçı Çıkmazı’nda, karşılıklı sıralanan aynı dükkânlarda iki zanaat yan yana sürdürülüyordu. Aynı çarşıda, aynı esnaf içinde, tahta yontan ellerin yanında, kolları dirseğe kadar çamurlu ustaların kilde şekil aradığı bambaşka bir zanaat sürdürülüyordu.

Kilden testiye

Fadime Geleş’in araştırmasına göre Eyüp’ün testileri Haliç’in kırmızı çamurundan yapılıyordu. Tosun Yalçınkaya bu süreci tebliğinde biraz daha teknik anlatır: kilden yapılan oyuncaklar, bilinen kırmızı toprağın işlenip bir forma sokulması ve fırınlanmasıyla elde ediliyordu. Yani testi, ahşap oyuncaklardan tamamen farklı bir üretim zincirine (çamur çıkarma, şekillendirme, kurutma, fırınlama) dayanan ayrı bir zanaat koluydu; ahşap oymacılığının yanında kendi ustalığını gerektiriyordu (Yalçınkaya, s. 294).

Çarşının listesinde toprak testi

Toprak testinin varlığı yalnız Evliya Çelebi ve Ali Rıza Bey’in kayıtlarıyla sınırlı değil; Oyuncakçı Çıkmazı’nın kendi ürün listesinde de adı geçiyor. Geleş’in aktardığına göre: “Bahsi geçen oyuncaklar arasında XX. yüzyıl başına kadar üretimi sürdürülmüş olan çember, araba, dönme dolap, toprak testi, düdük, tef, dümbelek, fırıldak, top, topaç, tel dolap, sandalye, aynalı beşik, şakşak, kaynana zırıltısı, saplı davul, hacı yatmaz, havan, yayık, cambaz, çekirge, koyun-kuzu, Karagöz-Hacivat tasvirleri ve benzerleri bulunuyordu.” Listenin çoğunlukla ahşap ağırlıklı kalemleri arasında toprak testi, kilden çıkan farklı bir üretim zincirinin izini taşıyordu; düdük ve dümbelek gibi sesli oyuncaklarla aynı listede anılması, kilin çarşının sesli oyuncak repertuvarından da bağımsız olmadığını düşündürüyor.

Tarihî listede bir ıslık

Evliya Çelebi ve Ali Rıza Bey’in kayıtlarına dayanan tarihî oyuncak listesinde bu testiler açıkça geçiyor: “içine su konulup öttürülen toprak testiler” (Yalçınkaya, s. 292). Bugünkü düdüklü testimiz, bu satırın neredeyse birebir tarifi: suyla doldurulup üflendiğinde ıslık gibi bir ses çıkaran bir testi.

Şengözlerin elinden çıkan toprak

Toprak zanaati, geleneğin son ustalarının da elinden geçti. Halit Şengöz, 2004’te Hülya Yalçın’a verdiği söyleşide ahşabın yanında toprağı da anar: “Biz sadece tahta oyuncak yapmazdık; topraktan düdüklü testi, aynalı testi ve darbuka da yapardık” (Hülya Yalçın, 2004; akt. Geleş, 2015). Şengöz ailesinin yüzyıllık emeğini anlattığımız yazımızda bu söyleşinin tamamını aktarmıştık; burada aynalı testi de listeye giriyor, bugünkü üretimimizde doğrudan karşılığı olmayan ama Şengözlerin elinden çıktığını bildiğimiz bir tür.

Boyanın rengi

Kilden çıkan testiler çıplak kalmazdı. Geleş’in aktardığına göre Eyüp oyuncakları genellikle bezemeliydi: “Genellikle bezemeli olan oyuncaklar; toprak boya ile ve sarı yaldızlarla, dikkat çekici canlı tonlarda, kırmızı, mavi, yeşil, beyaz renkler ile ağırlıklı olarak boyanmışlardır.” Bu palet yalnız testilere değil ahşap oyuncaklara da uygulanırdı; kırmızı çamurdan çıkan bir testi de nihayetinde aynı toprak boya ve sarı yaldızla son halini alıyordu. Bugün atölyemizde aynı testiler, kökboya yerine EN71 standardına uygun su bazlı boyalarla, ama benzer canlı tonlarda boyanıyor.

Müzede iki testi

Bu geleneğin izini İBB Şehir Müzesi’ndeki 28 parçalık koleksiyonda da sürebiliyoruz: envanterde iki toprak testi kayıtlı, ahşap arabalar ve davullarla aynı vitrinde. 2005 yeniden canlandırma projesinde üretilen ilk on altı oyuncak arasına da “içine su konulup öttürülen toprak testi” giriyor: düdüklü testi, tarihî listeden müze envanterine, oradan da bugünkü üretime kadar sürekliliği kesilmemiş birkaç tipten biri.

Çamurun devamı

Bugün atölyemizde hem düdüklü testiyi hem de süsleme amaçlı su testisini üretmeye devam ediyoruz; ikisi de aynı kırmızı kilden, aynı fırınlama sürecinden geçerek şekilleniyor. Aynı toprak geleneğinin bir başka izi de deride: Yalçınkaya’nın anlattığına göre (s. 294) işlenip ıslatılan deri, kilden ya da ahşaptan yapılmış def, davul ve dümbelek gibi oyuncakların üzerine gerilip bağlanıyordu. Bugünkü çömlek darbukamızda da toprak ve deri, yüzyıllar önceki gibi aynı gövdede bir araya geliyor; elinizi üzerine koyduğunuzda o eski ustalığın izini hâlâ hissedebilirsiniz. Aynı deri-gövde mantığının izinde bugün başka bir zanaat da ilerliyor: ebru atölyemizde bir davulun gerili deri yüzeyine ebru uygulanıyor, gövdesi ise ahşaptan. Ebru ayrı bir zanaat, ama deriyi bir gövdenin üzerine germe geleneğinin bugünkü sürdürücülerinden biri.

Kaynaklar

  • Geleş, Fadime. “İstanbul Çocuk Oyuncakçıları,” Antik Çağ’dan XXI. Yüzyıla Büyük İstanbul Tarihi, C. 4, İSAM + İBB Kültür A.Ş., 2015. https://istanbultarihi.ist/138-istanbul-cocuk-oyuncakcilari
  • Yalçınkaya, Tosun (2006). “Eyüp Oyuncakçılığı ve Oyuncak Atölyesi,” Tarihi, Kültürü ve Sanatıyla X. Eyüpsultan Sempozyumu Tebliğleri, Eyüp Belediyesi, s. 290-295.
  • Yalçın, Hülya. “Eyüp Oyuncakları Müzesi,” Tarihi, Kültürü ve Sanatıyla Eyüpsultan Sempozyumu VIII: Tebliğler, İstanbul, 2004, s. 69-70.
Geleneksel Eyüp Oyuncakçısı

Devamını oku

Tüm yazılar →