Saltanat Kayığı ve Oyuncağı
Osmanlı hükümdarlarının bindiği en üst düzey deniz araçları olan saltanat kayıkları, Eyüp Oyuncakçılarının elinde nasıl oyuncağa dönüştü?

İstanbul’un fethinden sonra Marmara Denizi’nde Osmanlı hükümdarlarının bindikleri tenezzüh teknelerine — o dönemin cihan sultanlarının bindiği en üst düzey deniz araçlarına — saltanat kayığı denilmiştir.
Gemi inşa sanatımızın en üst düzey ve estetik örneği olan saltanat kayıklarında güzellik ve ihtişam, en sade üslupla ve göz alıcı bir dengeyle ifade edilmiştir. Halk arasında Köşklü, Kuşlu gibi isimlerle anılan bu kayıklar muhtelif boy ve tarzlarda üretilmiştir. Kimi saltanat kayıklarının baş tarafında bulunan kartal figürü gücü, ihtişamı ve iyiliği; kartalın ayağındaki yakalanmış yılan ise kötülüğü simgeler.
Kemanebaş, kancabaş, dikbaş
Saltanat kayıklarının üretiminde farklı formlar kullanılmıştır: Kemanebaş, Kancabaş ve Dikbaş. Sultanların kullandığı kayıklar daha çok Kemanebaş formunda üretilmiş; Harem’in kullandığı kayıklar ise kancabaş ve dikbaş formlarında yapılmıştır. Kayıkların kıç tarafında sultanın oturması için bir köşk bulunur; kıç ve baş bölümlerini altın yaldızlı oymalar süsler.
Eyüp oyuncağına dönüşmesi
Birçok sultanın tahta geçişinde gerçekleştirilen Cülûs Töreni ve Kılıç Kuşanma Merasimi için Eyüp Sultan’a gelmeleri bu kayıklarla olmuştur. Sultanların Eyüp Sultan’a kayıkla gelmesi nedeniyle saltanat kayıkları Eyüp Oyuncakçılarına da konu olmuş ve oyuncak formları dönemin oyuncakçıları tarafından üretilmiştir.
Bugün Geleneksel Eyüp Oyuncakçısı tarafından üretimi devam eden Saltanat Kayığı, farklı boy, renk ve desenlerde hazırlanarak çocukların ve koleksiyonerlerin istifadesine sunulmaktadır. Kayıkların asıllarının bir kısmını Beşiktaş’taki Deniz Müzesi’nde ziyaret edip görmeniz mümkündür.
Kayıtlarda bir iz
Bu tekne biçimli oyuncağın kayıtlı bir geçmişi de var. Yalçınkaya’nın (2006, s.292) aktardığı 17. yüzyılın oyuncak türleri listesinde “kırmızı, yeşil boyalar sürülmüş sandallar” ile birlikte “padişah kayıkları” da sayılır. Bu, bugünkü Saltanat Kayığı’nın o kayıttaki oyuncağın birebir aynısı olduğu anlamına gelmez; ama listede yer alan bu ayrıntı, Eyüp oyuncakçılığında kayık biçimli oyuncağın yüzyıllar öncesine uzanan bir çizginin parçası olduğunu düşündürüyor.
2005’in ilk on altı oyuncağından biri
2005 yılında Fener-Balat’ta başlayan yeniden canlandırma projesinin ilk etabında üretilen on altı oyuncak türünden biri de Saltanat Kayığı’ydı (Yalçınkaya 2006, s.294). Bugün atölyede üretimi süren bu oyuncak, geleneğin yeniden ayağa kalktığı ilk dalganın parçasıydı; sonradan eklenen bir tür değil, işin en başından beri listede yer alan bir isim. Projenin daha geniş hikâyesini Elli Yedi Kadın, Bir Gelenek yazımızda anlattık.
Kaynaklar
- Yalçınkaya, Tosun (2006). “Eyüp Oyuncakçılığı ve Oyuncak Atölyesi,” Tarihi, Kültürü ve Sanatıyla X. Eyüpsultan Sempozyumu Tebliğleri, Eyüp Belediyesi, s. 290-295.

