Pzt–Cmt · 09:30–18:00Bu hafta kapalıyız (14–19 Temmuz) · 20 Temmuz Pazartesi yeniden açığızİslambey 55B · Eyüp Sultan
Geleneksel Eyüp Oyuncakçısı
Günlük / Tarih12 Temmuz 2026 · 5 dk

Elli Yedi Kadın, Bir Gelenek

2005'te Fener-Balat'ta başlayan bir eğitim projesi, elli yedi kadının elinde Eyüp oyuncakçılığını yeniden hayata döndürdü — bugünkü atölyenin de kökeni budur.

Elli Yedi Kadın, Bir Gelenek

Bir proje, bir amaç

2005 yılının Şubat ayında, Avrupa Birliği ile Türkiye İş Kurumu’nun ortaklığında yürütülen “Yeni Fırsatlar Programı” çerçevesinde bir proje başladı: Fener-Balat semtlerinde yaşayan ev kadınlarına Eyüp oyuncakçılığının öğretilerek iş sahibi yapılması ve geleneğin sürdürülebilir bir iş ilişkisi hâline getirilmesi. Proje 12 ay sürdü; araştırma temelini ise Tarih Vakfı’nın geçmişte Eyüp üzerine yaptığı oyun ve oyuncak tarihi çalışmaları, kaybolmuş bir kültürel mirası yeniden canlandırma amacıyla birleştirildi. Projenin hedefi tek boyutlu değildi: hem unutulmaya yüz tutmuş bir zanaati yeniden hayata döndürmek, hem de oyuncakların kadınlar tarafından üretilecek olmasıyla “kayıt dışı ekonominin önlenmesi yolunda birkaç adım daha atılması sağlanmıştır” (Yalçınkaya, s.291).

Eğitimden üretime

Önce 6 katılımcı, eğitmen olarak yetiştirildi; bu ilk eğitim 1 ay sürdü. Ardından, ağustos ayında başlayan ikinci eğitimle 57 işsiz kadına Eyüp oyuncağı üretimi ve pazarlaması öğretildi; bu süreç 3 ay sürdü. Bu iki aşamalı model, projenin hem bilgiyi aktaracak eğitmenleri hem de üretimi sürdürecek kadınları aynı süreç içinde yetiştirmesini sağladı. Ece Ebru Bayar’ın 2021 tarihli yüksek lisans tezi de bu projenin kadın istihdamı boyutunu ayrıca konu edinir; oyuncak üretiminin bir meslek olarak kadınlara nasıl aktarıldığı, akademik araştırmaya bugün de konu olmaya devam ediyor.

Sergiden dükkâna

Eğitim sürecinin sonunda Darphane’de bir sergi açıldı; sergide üretilmiş oyuncakların yanı sıra bir odada atölye ortamı yeniden kurulmuş, bir de satış bölümü açılmıştı; ziyaretçiler yalnızca bitmiş oyuncakları değil, üretimin kendisini de görebiliyordu (Yalçınkaya, s.291). Ardından 18-23 Nisan tarihleri arasında Taksim’deki Avrupa Birliği Bilgi Merkezi’nde ikinci bir sergi düzenlendi. Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) ile ortak yürütülen Ana Destek Programı kapsamında, 3-9 yaş grubunda çocukları olan annelere ayrıca aile-çocuk ilişkisi, beslenme, okula hazırlık ve önleyici sağlık konularında eğitim verildi. Projeye en çok destek veren kurum olan Eyüp Belediyesi, Eyüp Sultan Mehterhanesi’nin bir bölümünü atölye ve çalışma mekânı olarak tahsis etti; üretilen oyuncakların satışı için de Oyuncakçılar Çarşısı ve Piyer Loti’de iki dükkân ayırdı.

Semtin kendi katkısı

Projenin arkasında büyük kurumlar kadar, semt ölçeğindeki iş birlikleri de vardı. Fener-Balat Kültür ve Güzelleştirme Derneği ile Fener-Balat Semtleri Rehabilitasyon Programı, Eyüp Belediyesi’nin katkılarıyla birlikte projeyi yürüten ortaklar arasındaydı; bu ortaklığın sonunda “57 kursiyer eğitimlerini tamamlamıştır” (Yalçınkaya, s.291). Fener-Balat’ın kendi mahalle dinamikleri, projeyi yalnızca bir meslek eğitimi olmaktan çıkarıp semtin güzelleştirilmesi çabasına bağlayan bir zemin sağlamış oldu; bir zanaat eğitimi, aynı anda yürüyen bir semt rehabilitasyonu çalışmasının da parçasına dönüştü.

Bir de kitap

Eğitimle sınırlı kalınmadı. Projenin sonunda, Eyüp Oyuncakları’nın “üretim yöntemleri, çizimleri ve kullanılacak malzemeler tanıtılarak isteyen herkesin oyuncakları üretebilmesi için bir de kitap hazırlanmıştır” (Yalçınkaya, s.291). Tosun Yalçınkaya’nın kaleme aldığı bu kitap, Eyüp Oyuncakçılığı Eğitim Kitabı adıyla, Ekim 2005’te Türk Tarih Vakfı Yayınları’ndan çıktı — geleneği 57 kadının elinin ötesine, isteyen herkesin erişebileceği bir kayda dönüştürmeyi hedefleyen bir belge. Bir eğitim projesinin arkasında genellikle sadece katılımcılar kalır; burada geriye, projenin bittiği günden sonra da başvurulabilecek yazılı bir kılavuz da kalmış oldu.

On altı oyuncak, bir başlangıç

Proje kapsamında ilk etapta 16 oyuncak türü üretildi: cambaz, şeytan minaresi, beşik, dönme dolap, tel dolap, aynalı araba, sandalye, üstü açık araba, çınçınlı araba, saltanat kayığı, el arabası, saplı davul, kaynana zırıltısı, tek çınçınlı araba, kuşlu araba ve içine su konup öttürülen toprak testi (Yalçınkaya, s.294). On altı kalemlik bu liste, bugün atölyede üretilen çeşitliliğin ilk taslağı sayılabilir.

Bugüne uzanan iplik

Bu eğitimi alan ustalardan biri, atölyemizin kurucusu Şennur Ülker’di; geleneği sürdürmek için Geleneksel Eyüp Oyuncakçısı’nı kurdu. Fener-Balat’ta bir eğitim salonunda başlayan yolculuk, böylece bugün ziyaret edebileceğiniz bir atölyeye ve müzeye uzandı. Elli yedi kadından yalnızca birinin yolu bugün bu şekilde bilinen bir atölyeye ve müzeye çıktı; diğerlerinin sonraki hikâyesini bilmiyoruz, ama hepsi aynı 3 aylık eğitimden geçti. Bu hikâyenin devamını Hikâye sayfamızda okuyabilirsiniz.

Kaynaklar

  • Yalçınkaya, Tosun (2006). “Eyüp Oyuncakçılığı ve Oyuncak Atölyesi,” Tarihi, Kültürü ve Sanatıyla X. Eyüpsultan Sempozyumu Tebliğleri, Eyüp Belediyesi, s. 290-295.
  • Yalçınkaya, Tosun. Eyüp Oyuncakçılığı Eğitim Kitabı, Türk Tarih Vakfı Yayınları, İstanbul, Ekim 2005.
  • Bayar, Ece Ebru (2021). “Eyüp oyuncakçılığı geleneği ve geleneksel Eyüp oyuncakçısı.” Yüksek Lisans Tezi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Türk Halk Bilimi Anabilim Dalı, 150 s.
Geleneksel Eyüp Oyuncakçısı

Devamını oku

Tüm yazılar →