Akademi Atölyemizi Yazdı
150 sayfalık bir yüksek lisans tezi ve hakemli bir dergi makalesi, Eyüp oyuncakçılığını ve müze-atölyemizi geleneğin güncellenmesi ve yeniden canlandırılması bağlamında inceledi.

Bir tez, bir makale
Eyüp oyuncakçılığı son yıllarda akademinin de ilgisini çekti. Ece Ebru Bayar, 2021’de Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Türk Halk Bilimi Anabilim Dalı’nda “Eyüp oyuncakçılığı geleneği ve geleneksel Eyüp oyuncakçısı” başlıklı 150 sayfalık bir yüksek lisans tezi tamamladı. Aynı araştırmacı, Bayar Gündoğdu soyadıyla 2026’da Culture and Civilization dergisinde hakemli bir makale yayımladı: “Kültürel Mirasın Sürdürülmesi ve Güncellenmesi Bağlamında ‘Geleneksel Eyüp Oyuncakçısı’.” Makale, Hacı Bayram Veli Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) biriminin 01/2020-2021 numaralı projesi kapsamında desteklendi ve 25 Nisan 2026’da yayımlandı. Her iki çalışma da hem Eyüp oyuncakçılığı geleneğini hem de müze-atölyemizi konu edindi; biri geniş bir tez hacminde, diğeri hakemli bir derginin sayfalarında.
Neyi incelediler
Bayar, araştırmasını katılımlı gözlem ve mülakatlarla yürüttü; atölyemizi ziyaret edip çalışmaları yerinde izledi, ustalarla ve ziyaretçilerle konuştu. Katılımlı gözlem, halk bilimi araştırmalarında sık başvurulan bir yöntemdir: araştırmacı incelediği ortamı yalnızca dışarıdan izlemez, günlük işleyişine bizzat katılarak veri toplar. Yazara göre atölyemiz, geleneğin “güncellenmesi” ya da yeniden canlandırılması (revitalization) bağlamında incelenmeye değer bir örnek oluşturuyor: kesintiye uğramış bir zanaatin, yeni bir kuşak eliyle nasıl sürdürüldüğünün somut bir vakası.
Tezin ele aldığı eksenler
Bayar’ın tezi, konuyu tek bir açıdan değil birkaç eksenden ele alıyor. Tezin özetinde sıralanan başlıklar arasında şunlar yer alıyor: oyuncakların kolektif bilinçaltında nasıl yer ettiği ve yaşlıların hafızasında nasıl yaşamaya devam ettiği; müze-atölyedeki deneyim olanaklarının, hikâyelerle kültür aktarımına nasıl yön verdiği (aşağıda ayrıca değindiğimiz “hikâyeyle aktarım” başlığıyla örtüşen bir konu); tarihsel kayıtlara geçmiş oyuncaklarla bugün atölyede üretilenler arasındaki benzer ve farklı yönler; üretilen oyuncakların folklorizm kavramıyla bağlantısı (Bayar, 2021: tez özeti). Bir zanaat burada yalnızca “nasıl yapılır” sorusuyla değil, bir topluluğun belleğinde nasıl yer tuttuğuyla ve bugünün üretiminin geçmişin kaydıyla nasıl bir ilişki kurduğuyla birlikte ele alınıyor.
Hikâyeyle aktarılan miras
Tezin merkezi savlarından biri, kültürel aktarımın hikâye anlatımı üzerinden gerçekleştiği. Bayar’a göre müze-atölye, çocuklara oyuncakları salt nesne olarak değil, arkalarındaki hikâyeyle birlikte deneyimleterek geleneği aktarıyor: somut olmayan kültürel miras kaydına giren bir zanaatin yaşayan uygulaması.
“Otantik mi?” sorusu
Bir geleneğin yeniden canlandırılmasının “otantik” sayılıp sayılamayacağı, kültürel miras yazınında sık tartışılan bir soru. Folklor araştırmalarında “fakelore” terimi, geleneksel görünen ama aslında sonradan icat edilmiş ya da özgün bağlamından koparılmış kültürel öğeleri tanımlamak için kullanılır; “revitalization” (yeniden canlandırma) ise kesintiye uğramış bir uygulamanın, topluluğun kendi girişimiyle güncel koşullara uyarlanarak sürdürülmesi anlamına gelir. Kesintiye uğrayan bir zanaat yeniden başladığında hâlâ aynı gelenek midir, yoksa ona öykünen yeni bir şey midir — bu soru, tam da bu iki kavramın arasında durur. Kültürel miras yazınında bu tartışma Eyüp oyuncaklarına özgü değildir; kesintiye uğrayıp sonradan yeniden başlatılan pek çok zanaat ve gelenek için de gündeme gelir. “Otantiklik” çoğu zaman sanıldığı kadar net bir çizgi değildir.
Tezin kendi ifadesiyle, atölyede üretilen oyuncakların “folklor ile fakelore arasında hangi noktada durduğu” aktarılmış ve bu geleneğin icat edilmiş bir gelenek olup olmadığı sorgulanmıştır (Bayar, 2021: tez özeti). Bayar’ın 2026 makalesi ise atölyeyi farklı bir çiftle ele alır: üretilen oyuncakların fakelore mi, yoksa bir koruma modeli olan yeniden canlandırma (revitalization) kapsamında mı değerlendirilmesi gerektiğini tartışır. Yazara göre kesintiye uğramış bir geleneğin güncel koşullarda sürdürülmesi de bir “güncelleme” biçimi sayılabilir; ne tez ne de makale bu soruyu kapalı bir sonuca bağlar, ikisi de sorgulamayı sürdürür.
Bize göre değil, onlara göre
Bu satırları biz değil, araştırmacılar yazdı. Biz sadece atölyemizde yaptığımız işi sürdürüyoruz. Yine de bir akademisyenin emeğiyle, müzemizdeki oyuncakların ve anlattığımız hikâyelerin bir kayıt altına alınmış olması bizim için kıymetli; bir tebliğ metninde başlayan bir gelenek, şimdi bir tez ve hakemli bir makalede de yer buluyor. Bir zanaatin akademik literatürde bir yer edinmesi, o zanaatin artık bir dükkânın sınırlarını aşıp bir disiplinin de ilgi alanına girdiği anlamına geliyor — günlük işimizin dışında kalan ama ona değer katan bir gelişme.
Kaynaklar
- Bayar Gündoğdu, Ece Ebru (2026). “Kültürel Mirasın Sürdürülmesi ve Güncellenmesi Bağlamında ‘Geleneksel Eyüp Oyuncakçısı’,” Culture and Civilization, sayı 10, s. 10-20. DOI: 10.62425/culture.1865799.
- Bayar, Ece Ebru (2021). “Eyüp oyuncakçılığı geleneği ve geleneksel Eyüp oyuncakçısı.” Yüksek Lisans Tezi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Türk Halk Bilimi Anabilim Dalı, 150 s.


